| Yemek
Odası |
 |
|
İşte
neşeli Yahudi bayramlarının özeti: Bizi
yok etmeye çalıştılar, başaramadılar.
Öyleyse yiyelim!
|
Bu
Bölümde
•
Günlük ekmeğimizin mucizesi
• Yemekten önceki ve sonraki kutsamalar
•
Bayramlara özgü yiyecekler |
Neşeli
Yahudi bayramlarının kısa bir özeti: Bizi yok
etmeye çalıştılar, biz kazandık.
Öyleyse yiyelim!
Özel
bir sofranın etrafında toplanılmayan bir bayram
ya da aile kutlaması yoktur.
Belki de bu Yahudilerin bir ulus olduğu zamanlara
uzanır. Tanrı
dedi ki: “Sizi esaretten kurtaracağım.
Bu gece ilk doğan Mısırlıların
ölümünden hemen sonra gideceksiniz.
Ama önce oturun ve seder’in tadına varın.
Böylece Mısır’dan çıkışı
her zaman özel bir neşe ile hatırlayacaksınız.”
Yemek
ailenin birlikte olmasına olanak tanır.
Birbirlerini gerçekten sevenler arasında sohbeti
destekler. Bir
kahve molasından fazlasıdır.
Evde Tanrı’nın kutsadığı
yiyecekleri ve aile sıcaklığını
tadarak geçirilen bir zamandır.
O
halde şimdi yemek odasına girelim.
Ve tipik Yahudi annenin her zaman dediği gibi
“afiyet şeker olsun.”
Dur,
daha yeme!
Ne
kadar aç olduğunuz ya da yiyeceklerin ne kadar iştah
açıcı göründüğü umurumda değil.
Önce çok önemli bir şey yapmadan yemeklere saldıramazsınız.
Yahudi kanununa göre şükran duası okumadan
bir lokma bile alamazsınız.
Aksi halde Talmud sizi çalmakla suçlar.
Nedeni sadece Tanrı’nın bize armağanlarını
vermesi ve karşılığında minnetimizi
istemesi değil, evrenin harikalarını kabul
etmemizi de istemesidir. Şükranlar bize bir mucizeler dünyasında
yaşadığımızı hatırlatmak içindir.
Mucizeleri
hakkınızmış gibi görmeyin
Midraş
bize ekmek için kutsamanın “Bize topraktan ekmeği
getiren Sen Tanrımız, Evrenin Kralı kutlu ol”
sözcüklerinin ilk ne zaman söylendiğini anlatır.
Mısır’dan
çıkan Yahudiler, yemekleri olmadığı için
umutsuz bir şekilde çölde dolaşıyordu.
Tanrı dualarına bir mucize ile cevap vereceğini
söylemişti. Gerçekten
de ertesi sabah uyandıklarında Yahudiler kamplarının
her yerinde gökten yağmış olan ekmekler buldu.
Yahudiler buna man dedi: gökten yağan man.
Bu
mucizeden ötürü ne kadar etkilendiklerini tahmin
edebilirsiniz. Aynı şey ertesi gün de tekrarlanınca yine
şaşırdılar.
Günler haftalara, haftalar aylara dönüştü, man
gündelik yaşamlarının bir parçası, rutin
bir olay gibi beklenen ve kabul edilen bir olgu oldu.
Yahudiler kırk yıl boyunca man’larını
aldı. Derken
vaat edilen toprağa girme zamanı geldi.
Eski neslin yerini, uzun bir zaman önce normal ekmek
yediklerini unutmuş olan bir nesil aldı.
Moşe Yisrael’de ekmeğin gökten yağmayacağını
söylediğinde şaşırdılar. “Ne yiyeceğiz? Ekmeğimizi
nereden bulacağız?”
Moşe
özenle onlara ne yapmaları gerektiğini açıkladı:
“Toprağa tohumlar ekin ve buğday yetiştirin.”
Şaşırdılar.
“Toprağa tohum mu ekelim?
Toprağa bir şey koyarsak çürür.
Bize nasıl böyle bir şey söylersin?”
Moşe
onlara buğday yetiştirmek, tanelerini toplamak, un
ve ekmek yapmak için bütün zirai süreci tarif etmeye devam
etti. Yahudiler
her aşamada kuşkuluydu.
Ekmek gibi leziz bir şeyin toprağın
kendisinden gelmesi onlara olanaksız görünüyordu.
Ancak
vaat edilmiş toprağa girdiklerinde kendilerine söyleneni
yaptılar. Tıpkı
Moşe’nin dediği gibi oldu.
Tohumlar bozulmadı.
Topraktan yiyebilecekleri taneler çıktı.
Yeni nesil şaşkınlıkla baktı
ve dedi ki: “Gerçek bir mucizeye tanık olduk.
Aptallar ekmeğin gökten yağdığını
zanneder. Ama biz şimdi ekmeğin topraktan gelen bir şeyden
yapıldığına tanık olduk.”
Bu
“doğaüstü” mucize karşısında içgüdüsel
bir şekilde bağırdılar: “Ekmeği
topraktan getiren Sen Tanrımız, Evrenin Kralı
kutlu ol.”
Topraktan
gelen yiyeceğin büyük bir mucize olduğunu göremememizin
tek nedeni buna öylesine alışmış olmamızdır
ki artık hakkımız gibi görüyoruz; bunu sadece
doğanın bir parçası gibi algılıyoruz.
Kutsamanın amacı içimizde bir şaşırma
ve şükran duygusu oluşturmaktır.
Etrafınıza bakın, Tanrı’nın
sizin için her gün mucizeler yapması karşısında
içiniz neşe dolacaktır.
Yemek
odasında her tür yiyecek için bir kutsama vardır.
Dini gereklilikleri yerine getiren bir Yahudi meyve ve
sebze, et ve balık, tatlı ve pastaların her
biri için bir kutsama bilir.
Bu kadar farklı kutsamaları hatırlamak
zor mu geliyor. Buna
değmez mi? Doğru
kutsamayı söyleyin, o zaman yemeğe başlayabilirsiniz.
Sohbet
“Yahudiliğin
en önemli disiplini kutsamayı içerir..
Yemeden önce söylenen kutsama ile eylem ruhani bir
işe dönüşür.
Yeme eylemi kutsama ile seyredilen bir çalışma
olur. Yeme
eylemini de bir çiçeği seyrettiğiniz gibi
seyredebilirsiniz.”
Aryeh
Kaplan, Amerikalı çağdaş rabi ve yazar
Yahudi
penisilini
Herkesin
kendi favori yiyeceği vardır ama genellikle hiçbir
konuda fikir birliğine varamayan Yahudilerin hemen hepsi,
tavuk çorbasının her şeyin çaresi olduğunu
kabul eder. Tavuk çorbası Yahudi penilisinidir,
muhtemelen de Yahudilerin neden Avraam’ın zamanından
beri hayatta kaldığını açıklar.
Geleneksel
olarak her Şabat yemeğinde sunulan bu “ilacın”
sırrı nedir? En
yeni bilimsel bulgular etkinliğini teyit etse de kimse
daha sırrını çözememiştir.
İsterseniz plasebo deyin.
Sohbet
Kutsamalar
rabi’ler tarafından , insanı her fırsatta
Tanrı’nın huzuruna yöneltmek, böylece de
Yaradan ile sürekli bir temas sağlamak için oluşturulmuştur.”
Pinchas
Peli, İsrailli çağdaş bilgin ve yazar
Kürsü
hikâyesi
Tiyatro
salonu tıka basa doludur.
Birden oyunculardan biri yere yığılır.
Oyun durdurulur ve tiyatro müdürü oyuncu öldüğü
için gösterinin iptal edildiğini duyurur.
Balkondan bir ses duyulur.
“Ona tavuk çorbası verin.”
“Tavuk çorbası mı?
Duymadınız mı, size öldü diyorum.
Tavuk çorbası ne işe yarayacak?”
Balkondan aynı ses yine duyulur.
“Zararı olmaz ki!”
Her
mevsim için özel yiyecekler
Yahudi
mutfağını ünlü kılan diğer
yemekleri öğrenmek için bir yemek kitabına ihtiyacınız
olacak. Bu arada
Yahudi takviminde özel günlerle özdeşleşen
yiyecekleri gözden geçirelim.
Genellikle tarihteki o özel günü hatırlatmaları
açısından, sunuldukları vesilelerle bir bağlantıları
vardır.
Şabat
§
Hala, özel örgü ekmek Şabat’ın kutsallığını
simgeler.
§
Cuma akşamları çoğunlukla balık
sunulur çünkü balık doğurganlığın
simgesidir ve o gece cinsel ilişkide bulunmak
desteklenir. Gaya
kon avramilas (erikli gelincik balığı) ya da
yumurta ve limonlu bir mezgite ne dersiniz?
Bayramlar
§
Roş Aşana’da elma reçeli yemek adettendir
çünkü reçel tatlıdır ve tatlı bir yıl
olması için dua ederiz. Sofraya iki bütün ekmek, balık
başı ve tuz yerine şeker koymak bir gelenektir.
§
Yom Kipur oruç tutulduğu için doğal olarak
bu güne özgü yemekler yoktur.
§
Sukot meyve ve sebzelerin, özellikle de üzüm ve narın
sahneye çıktığı bir bayramdır.
§
Hanuka’da bilinen nedenlerden ötürü (yağ
mucizesini hatırlıyor musunuz?) yağda kızartılan
yiyecekler ön plana çıkar.
Kaymaklı lokmalar, cevizli boretikaslar bol
miktarda tüketilir.
§
Tu bişvat diğer adıyla “Beraha de la
Frutas” tarımsal takvimin ilk günü olarak kabul
edilir. Bu günde
yeni ağaç fidanlarının dikilmesi gelenekselleştirilmiştir.
Tarım ürünlerinin topraktan, ağaçtan ya da
bağdan yetişmesine göre ayrı ayrı kutsandığı
bu bayramda buğday ve arpadan yapılmış
yiyecekler, üzün, incir, nar, zeytin, hurma gibi meyveler
yenir.
§
Purim’de çocukken kırmızı beyaz
sepetlerin içinde meyve şekerleri yememiş olanımız
var mıdır acaba?
Dedos de Aman (Aman’ın parmağı, içinde
ceviz ve şeker bulunan parmak şeklinde borekitaslar)
bu bayrama özgü bir tatlıdır.
§
Pesah’ta matsa’dan yapılan yemeklerin yanı
sıra, pırasalı ve ıspanaklı yassı
börekler, patates ve ıspanakla hazırlanan esfongos,
bimuelos seder’in yıldızlarıdır.
§
Şavuot sütlü tatlılarıyla ünlüdür.
§
Teşa be Av’dan önce yumurta yemek gerekir çünkü
yumurta yeniden doğuşu simgeler.
Yumurtanın sürekli oval şekli bize hayat gerçeğini
hatırlatır.
Ya
yemekten sonra?
Dindar
Yahudiler için yemek başladığı şekilde
bitmelidir: kutsama ile.
Yemekten sonra yapılan şükran duası,
yemeden önce yapılandan çok daha önemlidir.
Aç olduğunuzda yemek üzere olduğunuz gıda
için Tanrı’yı kutsamak zor değildir.
Kişinin gerçek sınavı karnı
doyduktan sonra başlar.
“Ve yiyeceksin ve doyacaksın ve Tanrı’nı
kutsayacaksın” (Devarim 8:10).
Minnet ruhani açıdan kişiyi ihtiyaçtan daha
da çok etkilemelidir.
Ancak
Yahudiler yemeğin sonunda şükretmeden önce büyüleyici
bir kuralı yerine getirir.
Bütün bıçaklar sofradan kaldırılır
çünkü tıpkı kılıçlar gibi bıçaklar
da savaş ve şiddetin simgeleridir.
Tanrı Bet -Amikdaş’daki mizbeah’ın
(sunak) inşası için talimat verdiğinde,
insanlar arasına barış getiren bu kutsal
nesnenin taşlarının kesilmesi için bıçak
ya da kılıç kullanılmamasında ısrar
etmiştir.
Yemeğimizi
yediğimiz masa, Tanrı’nın bir sunağı
gibidir,orada tükettiğimiz gıda bir kurbana benzer addedilir.
Hayvanlar gibi yemeyiz, ruhlarımızın
haznelerini besleriz. Bu
yüzden yemek odası bir restoran gibi değil,
Yahudilerin yemeklerini yiyip içtikleri şekille bile
Tanrı’ya taptıkları mini bir mabet gibidir.
Sohbet
“Açlıktan
ölmek üzere olan bir köpeği alır onu mutlu
edersen seni ısırmaz.
İnsanla köpek arasındaki fark budur.”
Mark
Twain
En
azından bilmeniz gerekenler
§
Yemek yemeden önce yapılan kutsama, günlük
ekmek mucizesi karşısında duymamız
gereken hayranlık hissini canlandırmaya yarar.
§
Şabat ve yılın diğer bütün
bayramların, günün verdiği ruhani mesajı
yemekle pişirme tarzı ile vurgulamayı amaçlayan
özel yiyecekleri vardır.
§
Yahudiler yemekten sonra şükreder çünkü
dualar sadece aç ve yoksun olanlar değil, Tanrı’nın
kutsamasına sahip olanlar tarafından da okunmalıdır.
|