| SORUNLARI
HALLETMEDE ÇOCUKLARA YARDIM ETMEK |
 |
Chana
Heller
Çocuklar,
küçüklüklerinde bizim sert olmamıza ve bazı sınırlar
koymamıza ihtiyaç duyarlar. Bu ,onların sonradan
karşılaşacakları hayal kırıklıklarıyla
baş etmelerine yardım edecektir.
‘
Her şey olabilir’ politikası çocuklar için
zararlıdır. Çocuklar kuralların ve bağlı
kalmaları gereken sınırlamaların olduğunu
bilmelidirler. Çoğumuz için , olumsuz davranışlara
‘ hayır’ demek zordur.
Dinlenme
ve uyku saatlerinin belli olduğu iyi kurgulanmış
bir program da çocuklarımıza güvenlik hissi
verecek, korunduklarını onlara hissettirecektir. Bu
ayrıca, hayal kırıklıklarıyla sağlıklı
bir şekilde başa çıkmalarına da yardımcı
olacaktır. Çocuklar, genç yaşta her şeyin
kendi istedikleri gibi olamayacağını
anlayacaklardır. Disiplin ve kendi kendini kontrol etme,
hayal kırıklıklarıyla başa çıkmaya
yardımcı olacaktır..
“Birkaç
dakika sonra” , “birazdan”, veya “ bugün olmaz”
kelimelerinin anlamını öğrenmek , acılara
katlanmayı öğrenmeleri açısından başka
bir önemli adımdır.
HAYATI
ÇOK RAHATLAŞTIRMAYIN
Haydi
yüzleşelim. Hepimiz,
elimizden geldiğince, ekonomik şartlarımız
elverdiğince, kendimiz ve çocuklarımız için
rahat bir yaşam sağlamaya çalışırız.
Kendimizin ve çocuklarımızın oyuncaklara,
giysilere veya diğer maddesel şeylere olan arzularını
tatmin etmeye çalışırız. Bu alanlarda
mantıklı sınırlar belirlemek
ve ‘ ihtiyaç duydukları’ ile
‘ arzuladıkları’ arasındaki farkı
ortaya koymak, çocuklar için daha sağlıklıdır.
Rabiler’imiz,
“ Ekmeği tuzla yiyin, az su için, yerde uyuyun,
mahrumiyet içinde bir hayat yaşayın ” derler. (Pirke
Avot, 6:4) Bu
çileler içinde yaşamaya değil, sadece ölçülü
bir yaşam tarzına çağrıdır. Tüm
istekleri gerçekleşen çocuklar, kendilerinde her şeye
sahip olma hakkını görürler. Genellikle ‘ hayat
bana birşeyler borçlu’ şeklinde düşünürler
,istediklerini elde edememenin verdiği acılarla nasıl
başa çıkabileceklerini bilemezler. Elinde
bulundurduklarının değerini anlayamaz, ve işler
yolunda gitmediği zaman , uğrayacakları hayal kırıklıklarıyla
başa çıkma yollarını
bilemezler.
Hayatı
çok rahatlaştırmamak için verilebilecek bir örnek,
oda paylaşımıdır. Birçok anne-baba, çocuklarının
ayrı yatak odaları olmasını tercih
ederler. Bu , tabii ki , anne-babalar için kolaylık
yaratır . Onlar, çocukların tartışmalarını
, anlaşmazlıklarını dinlemek zorunda
kalmayacaklardır. Halbuki , çocuklar kardeşleriyle
odalarını paylaşarak, birçok problem çözme
yolu öğrenirler. En önemlisi paylaşmayı,
birbirlerinin ruh haline duyarlı olmayı , tertip
sorunlarına dikkat etmeyi , birbirlerini gereksiz yere uyandırmamayı ve farklı
müzik zevklerine saygılı olmayı ,vs ,öğrenirler.
Kısacası,
kardeşle oda paylaşmak, çocuklarımızı
korumak istememiz gereken her türlü ‘
sorunu’ yaratacaktır.
Bu ‘sorunlar’ onlar
için iyidir. Ve onları başkalarıyla geçinme,
lise yurdunda oda paylaşma hatta evlilik konularında
hazırlar.
ACILARININ
ÜSTESİNDEN GELMEDE ÇOCUKKLARINIZA YARDIM ETMEK
Küçük
çocuklar , sorunlarını söylemek için yanımıza
geldiğinde, çoğu zaman dediklerinin önemsiz ve
dikkate değer olmayan konular olduğunu düşünürüz.
Fakat, şunu fark etmeliyiz ki , bizim sorunlarımız
bize kadar önemli geliyorsa, çocuklarımız için de
aynı şey söz konusudur.
Çocukları
daha ufakken, onların problemleriyle ilgilenmeyen
anne-babalar , aslında farkında olmadan geleceği
de etkilerler . Küçükken savsaklananlar, ihtiyaç duyduklarında
başvurmaları gereken kişilerin anne- babası
olmadığını öğrenirler. Sonra da anne
– babalar, çocuklarının ergenlikte
neden kendilerine gelip danışmadıklarını
merak ederler.
Yani
, küçük bir çocuk ,arkadaşları onunla dalga geçiyor
diye veya en sevdiği örtüsünü bulamadı diye üzgünse,
onu anlayışla karşılayabileceğimiz
bir ortam yaratmalıyız. Onu yargılamamalıyız,
aksine kendi problemlerine kendi çözümlerini geliştirmesi
için ona yardımcı olmalıyız.
İşte
bazı ipuçları:
1.Anlayışlı
olun
Çocuğunuz
size geldiği zaman, onun acısını
hissetmeye, düşündüklerini veya hayal kırıklıklarını
anlamaya çalışın. Rabilerimiz arkadaşlarımızın, yanımızdakilerin
yükünü , sorununu paylaşmamız gerektiğini söylerler.
(PirkeAvot, 6:6)
Sorunun , kendisi için ne kadar gerçek ve önemli olduğunu
fark etmemiz gerekir. Genç çocuklara , hissettikleri duyguyu
tanımalarına ve isimlendirmelerine yardım
etmelisiniz. Olayı abartmadan, acı veya sorunlarının
üstesinden gelmesine yardımcı olmalısınız.
1.
Yargılayıcı olmayın
Çocuğunuza okulda bağırıldığında,
siz hemen ona, bunu hakketmek için ne yaptığını
sorarsanız, çocuğunuzu
haksız yere yargılamış olursunuz.
Basit bir “ Bana neler olduğunu anlatabilir misin ?”
şeklindeki bir soru, aranızdaki konuşmanın
daha olumlu başlamasını sağlayacaktır.
Çocuğunuz, kafanızdaki soru işaretlerinin
yarattığı avantajdan yararlanmalıdır.
Böylece karşımızdakine, her zaman bir şans
vermemizi sağlayan “
Arkadaşınızı , doğrulukla yargılayacaksınız
" Vayikra 19:15 emrine de uymuş olursunuz.
Herhalde öğretmen,bebeğiyle bütün gece
ayaktaydı ve o gün de sabredecek hiçbir gücü kalmamıştı.
Çocuğun
davranışları veya karakteri hakkında söylenenleri
herhangi bir yargıya varmadan dinlemelisiniz. Hemen öğütler
vermeye, çözümler önermeye başlamayın. Sessizce
dinleyin , düşünün ve çocuğunuzun
hissettiklerini hissetmeyi deneyin. ( Küçük problemleri
olan küçük çocukların daha çabuk çözümlere, azara
veya gerekiyorsa cezaya ihtiyaçları vardır. Daha büyük
çocuklar için daha fazla düşünmek gerekir. )
2.
Çocuklarınıza kendi çözümlerini bulmaları
için izin verin
Çocuklar,
problemlerine çözüm bulmak için her zaman bizleri
aramazlar. Sadece sorunlarını açıkça tartışmak
istiyor olabilirler. Kendi çözümlerimizle olaya atlamamız,
onların sorunları karşısında çözüm
üretme yeteneklerini köreltiyor olabilir. İlk önce,
kendilerinin fikir üretmesi için beklemelisiniz. Gerçekten
öğütlerinize ısrarla ihtiyaç duyup duymadıklarına
bakın . Tabii ki, eğer çocuğunuzun kendi çözümünün
,kendisine veya başka birine zarar vereceğini düşünüyorsanız,
onunla bu konuyu tartışmakla yükümlüsünüzdür.
Ona “ Acaba bu sorun ve yapmayı planladıklarınla ilgili konuşabilir
miyiz ?” veya
“ Karar vermeden önce biraz daha düşünmek ister
misin ? ” diye
sorabilirsiniz.
3.
Başvurulacak bir çerçeve önerin
Yahudilik
, yaşadığımız tüm
problemlerin veya zorlukların aslında büyümek için
fırsatlar olduğunu öğretir. İçinde
bulunduğumuz durum, tesadüf eseri oluşmamıştır.
Allah, daha güçlü ve rafine bireyler haline gelmemiz için
ne gibi zorlukları aşmamız gerektiğini
bilir.
Rabbi
Moshe Chaim Luzatto, ‘
Doğruluk Yolu ‘ (The Path of the Just)
, adlı eserinde,
şöyle der: “İnsan, gerçekten bir savaşın
ortasına yerleştirilmiştir. Dünyadaki tüm işler,
ister iyi ister kötü olsun ,insanlar için birer tecrübedir.
“ Atamız Avraam, 10 temel testten geçmiştir.
Bunların en ünlüsü oğlu Yitshak’ın kurban
edilişidir. Dahası , testlerin , Allah’ın
sevgi ve şefkatinin bir sonucu olduğu ve kendi en yüksek
potansiyelimize ulaşmak ve en iyi armağana kavuşmak
için bizlere yardım ettiği öğretilmiştir.
Eğer
anne- babalar da, kendi problemleri hakkında,
bu şekilde davranırlarsa ve uygun olduğu
zamanda çocuklarıyla da bu çerçeve dahilinde tartışırlarsa
, bu tutum çocuklara, hayatın zorluklarıyla baş
edebilmek için yeni bir bakış açısı
kazandıracaktır. Örneğin, bir anne, “Sanırım
, Allah’ın beni neden böyle bir durumun içine soktuğunu
biliyorum . Bu benim sabrımı ( veya kararlılığımı
, dayanıklılığımı ..) sınamak
için . Benim gerçekten
,bu açıdan kendimi geliştirmem gerek.” diyebilir.
Bu da , çocukların da problemleri niye yaşadıkları
hakkında nedenler aramalarını sağlayacaktır.
Büyümek
ve gelişmek için fırsatlar aramak, problemlere
farklı bir bakış açısı getirir ve çocuklara
kendine acıma ve acı içinde şikayet etmek
yerine olumlu ve üretken olmalarını öğretir.
Çocuğunuza,
yaşadığı süreç hakkında konuşmak
için doğru zamana karar vermek ve dahası ‘ neden
? ‘ sorusunu gündeme getirmek çok bireysel bir iştir.
Genelde duyguların yoğun olduğu anlar uygun
zamanlar değillerdir. Sonradan, çocuk sakinleştiğinde
, tecrübelerden öğrenilenler hakkındaki bir tartışma,onun
için daha kalıcı
olacaktır.
SONUÇ
OLARAK
-
Küçük çocuklara çeşitli sınırlamalar
koyarak ve ‘hayır’ demekten korkmayarak , hayal kırıklıkları
ve acıya daha toleranslı yaklaşmalarına
yardımcı olun
-
Çocuklarınıza çok rahat bir hayat sunmayın
-
Çocuğunuzun , problemlerini paylaşmak için,
size rahatça yaklaşabileceği bir ilişki yaratın
-
Küçük çocuklarınızın problemlerine
ciddiyetle yaklaşın
-
Anlayışlı olun
-
Yargılayıcı olmayın
-
Mümkünse, çocuğunuzun kendi çözümlerini
bulmalarını sağlayın
Problemleriyle
uğraşırken, büyümek için yakalayabileceği
fırsatların farkına varabileceği bir
‘danışma çerçevesi’ yaratın.
|